Mavinin En Güzel Tonu

| %AM, %07 %411 %2015 |
Written by 

Mavinin En Güzel Tonu

Renkler insanlar gibidir. Bazılarına karşı adını koyamadığınız bir çekim duyarsınız. Bu zaman zaman değişebilir. Bir renkle ilişkiniz inişli çıkışlı olabilir. Ama bir tanesi var ki benim için ilk görüşte aşk gibi başladı ve hala sürüyor. Yıllar önce bir arkadaşımın sosyal medyada paylaştığı bir Fas fotoğrafında görmüştüm. Fas zaten renk cümbüşünden başınızı döndüren bir ülke.  Sanki sarılar daha sarı, kırmızılar tarifsiz, yeşiller efsane… Ama bir renk var ki sanki bu dünyadan değil. Marakeş’te Yves Saint Laurent Müzesi’nin dış cephe rengi…

Yves Saint Laurent Müzesi, Fas

Boyandığı zeminde ilk bakışta yumuşacık kadifeymiş gibi bir dokunma isteği uyandırmıyor mu bu renk? Hele sarıyla uyumu ve etraftaki dev çöl kaktüsleriyle hafızalara kazınan bir manzara oluşturuyor.

İşte bugün mavinin bu tonunun adını öğrendim. Klein mavisi…
Öyküsüyse oldukça ilginç.
Monogram (tek renkli) eserleriyle bilinen Fransız yeni-gerçekçi ressam Yves Klein, atölyesinde deneysel çalışmalar yapmayı ve renkleri karıştırmayı çok sever. Tıpkı kendi yaptığı heykel Galatea’ya aşık olan Kıbrıslı heykeltıraş Pygmalion gibi, o da kendi bulduğu renk tonuna aşık olur ve adının onunla anılmasını ister ve 1960 yılında, bulduğu bu mavi tonun “Uluslararsı Klein Mavisi” olarak patentini alır. Bunu “Mavi Devrim” olarak niteler. Nitekim monogrami üzerine geliştirdiği teorilerle, canlı fırçalar dediği kadın modellerini Klein mavisine boyayarak tuvale yönlendirmesiyle ve eline geçirdiği birçok nesneyi yine bu renge bulayarak oluşturduğu objelerden oluşan sergileriyle sanat dünyasında bir devrim yaratır.  

Klein’in derinliksizliğe, monokromlara ve “boşluğa” olan takıntısını en yalın haliyle özgürlüğe olan tutkusunu ifade biçimi olarak yorumlayabiliriz. Birçok sanat eleştirmenine göre ise bu, sanatçının yaşadığı döneme denk gelen ikinci dünya savaşının yarattığı kaotik ve kalabalık ortamdan bir kaçış, sadeleşme ve savaş travmasıyla oluşan yok olma ve ölüm korkusuyla yüzleşme cesareti...

Sanatçının, “Her tür fiziksel maddenin bir anda yok olarak yerini en büyük soyutluk olarak hayal edeceğimiz şeye bırakacağı atom çağında yaşadığımızı kesin anlamamız gerekiyor,” sözleri de bu yorumu destekler nitelikte.

Hakkında hiçbir fikrim olmadan en sevdiğim renk olan bu mavi tonun özel bir hikayesi olduğunu bilmek, renkle ilişkimi de güçlendirdi tabii. Kim bilir belki Klein mavisini ve geçirdiği kalp krizi sonucu 34 yaşında hayata gözlerini yuman Yves Klein’i bir sergi ile anmak için bir işarettir.

Hayat fark ettiğimiz ve takip ettiğimiz işaretlerin toplamı değil midir nihayetinde.

Ve pek tabi mavi bir renk değil, huydur bazılarımızda…

Ben de mavi bir açılış yapmak istedim sanat, iyilik, hoşluk, güzellik üzerine yazılar ele almaya çalışacağım köşemde.

 Bir de mini bir kitap, müzik, film ve ressam öneri listem olacak, bir sonraki yazıma kadar önerilerimle ilgili bilgi edinmiş olmanızı umarak. Böylece birlikte öğrenip, paylaşıp,keşifler yapacağız.

Sürç-ü lisan edersem şimdiden affola…

Etrafınızı mavi huylu insanlar sarması dileklerimle…

Dilek

KİTAP: Barbar, Modern, Medeni - İbrahim Kalın

Müzik: Another Foggy Day-Oi Va Voi

Film: L’appartement (1996)

Ressam: Rene Magritte